Tüm yazılar

Yürütücü İşlevler Nedir ve Çocukluk Boyunca Nasıl Gelişir?

Çalışma belleği, inhibisyon ve bilişsel esneklik tek bir beceri değil. Araştırmalar bu süreçlerin çocukluk boyunca farklı hızlarda geliştiğini gösteriyor.

Bir çocuk hazırlanırken ne yapacağını aklında tutuyor, başladığı işi sürdürüyor, sırasını bekliyor ya da plan değiştiğinde yeni duruma uyum sağlıyor. Başka bir gün ise aynı çocuk çantasını hazırlarken ne yapacağını unutuyor, ilk aklına geleni hemen yapıyor veya alıştığı düzen değiştiğinde zorlanıyor.

Bu davranışların arkasında tek bir beceri yok. Hedefe yönelik davranışlarımızı düzenlememize yardımcı olan, birbiriyle ilişkili çeşitli bilişsel süreçler var. Bilimsel literatürde bunlar genel olarak yürütücü işlevler başlığı altında inceleniyor (Best & Miller, 2010; Karr ve ark., 2018).

Yürütücü işlevleri beynin bir tür “yönetim merkezi” ya da çocuğun sahip olduğu sabit bir özdenetim kapasitesi gibi düşünmek ise yanıltıcı. Farklı yürütücü süreçler çocukluk boyunca gelişiyor; üstelik hepsi aynı zamanda ve aynı hızda değil (Best & Miller, 2010; Fiske & Holmboe, 2019).

Kısa cevap: Yürütücü işlevler nedir?

Yürütücü işlevler, düşünce ve davranışlarımızı bir amaç doğrultusunda düzenlememize yardımcı olan bilişsel süreçleri anlatan geniş bir kavram. Literatürde özellikle çalışma belleği, inhibisyon ve bilişsel esneklik sık inceleniyor (Best & Miller, 2010; Karr ve ark., 2018).

Ama bunları beynin birbirinden tamamen ayrı çalışan üç bölmesi gibi düşünmemek gerekiyor. Araştırmalar yürütücü işlevlerin hem ortak hem de birbirinden ayrışan yönleri olduğunu ve bu yapının yaşla birlikte değişebildiğini gösteriyor (Karr ve ark., 2018).

Bu üç kavramı günlük yaşam üzerinden düşünmek işi biraz kolaylaştırıyor.

Çalışma belleği: Aklımızda tutarken kullanabilmek

Çalışma belleği yalnızca bir şeyi hatırlamakla ilgili değil. Bir bilgiyi kısa süreliğine zihinde tutarken onu kullanabilmemizi de kapsıyor (Best & Miller, 2010).

Örneğin “Odana git, kitabını al ve çantana koy” yönergesini düşünelim. Çocuğun odasına gidene kadar ne yapacağını aklında tutması, kitabı bulması ve ardından çantaya koyması gerekiyor. Bu, çalışma belleğinin günlük hayatta devreye girebildiği durumlardan biri.

Elbette böyle bir davranış tek başına çocuğun çalışma belleğinin bir ölçümü değil. Günlük yaşam, laboratuvar görevlerinden çok daha karmaşık.

Çalışma belleğinin çocukluk boyunca nasıl değiştiğine ilişkin elimizde oldukça geniş bir araştırma birikimi var. Ahmed ve arkadaşları (2022), 3–19 yaş arasındaki iki büyük ABD örnekleminde çalışma belleği performansının yaşla birlikte arttığını, ancak bu gelişimin düz bir çizgi izlemediğini gösterdi.

2026’da yayımlanan ve 3–17 yaş arasındaki 35.858 katılımcıyı içeren 99 çalışmayı bir araya getiren bir meta-analiz de özellikle çalışma belleğini güncelleme becerisindeki kazanımların erken ve orta çocuklukta daha belirgin olduğunu, ilerleyen yaşlarda gelişim hızının azaldığını gösteriyor (Song & Cheng, 2026).

Meta-analizin başka bir bulgusu da önemli: Gelişim eğrisi, araştırmada kullanılan göreve göre değişebiliyor (Song & Cheng, 2026).

Yani “Bir çocuğun çalışma belleği şu yaşta şu düzeydedir” demek, ilk bakışta göründüğünden daha zor.

İnhibisyon: İlk tepkiyi gerektiğinde durdurabilmek

Yürütücü işlevlerin sık incelenen başka bir bileşeni inhibisyon. En basit haliyle, baskın ya da otomatik bir tepkiyi gerektiğinde durdurabilmeyle ilişkili süreçleri ifade ediyor (Best & Miller, 2010).

Bir oyunda cevabı bildiği halde sırasını beklemek veya alıştığı kural değiştiğinde eski tepkiyi durdurmak buna örnek olabilir.

Burada küçük ama önemli bir ayrım var: Gündelik hayatta kullandığımız “dürtü kontrolü” ile bilişsel araştırmalarda ölçülen inhibisyon aynı şey değil. Gerçek yaşam davranışları çok daha fazla değişkenden etkileniyor.

Ayrıca farklı yürütücü süreçlerin aynı hızda gelişmediğine ilişkin bulgular var. Örneğin Richardson ve arkadaşlarının (2018) çocukları iki yıl boyunca izlediği çalışmada, inhibisyonun belirli bir biçiminde yaşla ilişkili gelişim görülürken bilişsel geçiş performansında aynı dönemde benzer bir değişim görülmedi.

Bu tek çalışma bütün çocukların gelişimini açıklamaz. Ancak daha geniş literatürle birlikte düşünüldüğünde önemli bir noktayı destekliyor: Yürütücü işlevler tek bir hızda gelişen tek bir sistem değil (Best & Miller, 2010; Richardson ve ark., 2018).

Bilişsel esneklik: Kural değiştiğinde değişebilmek

Bilişsel esneklik, değişen kurallara, bilgilere veya koşullara göre düşünme ve davranış biçimimizi değiştirebilmemizle ilişkili (Best & Miller, 2010).

Çocuk bir oyunda artık kırmızı kartları değil mavi kartları seçmesi gerektiğini fark edip eski kuralı bırakıyor ve yeni kurala geçiyorsa bilişsel esnekliğe ihtiyaç duyuyor.

Ama çalışma belleği, inhibisyon ve bilişsel esneklik birbirinden tamamen bağımsız çalışmıyor. Araştırmalar aralarında hem ortaklıklar hem de ayrışmalar olduğunu; bu ilişkilerin gelişim boyunca değişebildiğini gösteriyor (Karr ve ark., 2018).

Bu nedenle küçük bir çocuğun yürütücü işlevlerini, yetişkinlerde gördüğümüz yapının küçük bir kopyası gibi düşünmek doğru olmayabilir.

Peki planlama?

Planlama biraz daha karmaşık.

Bir hedef belirlemek, ne yapılacağını akılda tutmak, adımları sıraya koymak, işe yaramayan bir yolu bırakmak ve gerektiğinde planı değiştirmek birden fazla yürütücü sürecin birlikte çalışmasını gerektirebilir (Best ve ark., 2009).

Bu nedenle planlamayı tamamen ayrı bir kutuya koymak yerine, çeşitli yürütücü süreçlerin birlikte kullanılmasını gerektiren daha karmaşık bir işlev olarak düşünmek daha uygun.

Üstelik planlama ve diğer yürütücü becerilerin gelişimi okul öncesi dönemle bitmiyor. Beş yaş sonrasındaki araştırmaları inceleyen çalışmalar, çalışma belleği, bilişsel esneklik ve planlama gibi alanlarda çocukluk boyunca gelişimin devam ettiğini gösteriyor (Best ve ark., 2009; Best & Miller, 2010).

Yürütücü işlevler hangi yaşta gelişir?

Bu soruya tek bir yaş vermek mümkün değil.

Yürütücü süreçlerin daha basit biçimleri erken çocuklukta ortaya çıkmaya başlıyor. Özellikle okul öncesi yıllarda çalışma belleği, inhibisyon ve daha karmaşık yürütücü davranışlarda belirgin değişimler görülüyor (Garon ve ark., 2008).

Ama okula başlayan bir çocuğun yürütücü işlevleri “tamamlanmış” değil.

Araştırmalar farklı yürütücü süreçlerde gelişimin çocukluk boyunca, bazı alanlarda ise ergenlik döneminde de devam ettiğini gösteriyor (Best ve ark., 2009; Best & Miller, 2010; Fiske & Holmboe, 2019).

Üstelik gelişim düz bir çizgi izlemiyor. Hangi yürütücü işlevi incelediğimize ve onu nasıl ölçtüğümüze bağlı olarak farklı gelişim eğrileri görülebiliyor (Karr ve ark., 2018; Song & Cheng, 2026).

Bu yüzden internette sık karşılaştığımız “yürütücü işlevler şu yaşta tamamlanır” türü kesin sınırlar, mevcut bilimsel tabloyu gereğinden fazla basitleştiriyor.

Bütün bunlar beynin neresinde oluyor?

Yürütücü işlevlerden söz edildiğinde prefrontal korteks sıklıkla karşımıza çıkıyor. Bunun iyi bir nedeni var: Prefrontal bölgelerdeki gelişimsel değişimler yürütücü kontrol açısından önemli (Fiske & Holmboe, 2019).

Ama hikâye bundan ibaret değil.

Yürütücü işlevlerin gelişimini “prefrontal korteks olgunlaşıyor, çocuk kendini daha iyi kontrol ediyor” şeklinde anlatmak güncel bilimsel tabloyu fazla basitleştiriyor.

Fiske ve Holmboe’nun (2019) erken yürütücü işlev gelişiminin sinirsel temellerini incelediği derleme, prefrontal bölgelerin yanı sıra bu bölgelerin beynin diğer bölgeleriyle kurduğu bağlantıların gelişimine de dikkat çekiyor.

Dolayısıyla yürütücü işlevleri beynin tek bir noktasında bulunan bir “kontrol merkezi” olarak düşünmek yerine, gelişmekte olan farklı beyin bölgelerinin ve aralarındaki bağlantıların oluşturduğu sistemler üzerinden düşünmek daha doğru.

Bu aynı zamanda “Çocuk kendini kontrol edemiyor çünkü prefrontal korteksi henüz gelişmedi” gibi popüler açıklamalara da mesafeli yaklaşmamız gerektiği anlamına geliyor. Nörogelişim davranışın önemli bir parçası; fakat davranışı tek bir beyin bölgesine indirgemek yeterli değil (Fiske & Holmboe, 2019).

Tek bir davranış bize ne kadar şey söyler?

Bir çocuk çantasını hazırlarken ne yapacağını unutabilir. Bir oyunda kural değiştiğinde zorlanabilir. Beklemesi gereken bir durumda hemen tepki verebilir.

Bunların hepsi gözlemleyebileceğimiz davranışlar.

Ama davranıştan doğrudan “Bu çocuğun yürütücü işlevleri zayıf” sonucuna geçmek başka bir şey.

Araştırmalarda bile yürütücü işlevleri ölçmek kolay değil. Farklı görevler ve farklı modeller aynı yapıyı her zaman aynı biçimde ortaya koymuyor (Karr ve ark., 2018). Çalışma belleği üzerine yapılan güncel meta-analizde de kullanılan görevin elde edilen gelişim eğrisini etkileyebildiği görülüyor (Song & Cheng, 2026).

Bu nedenle tek bir görevdeki performans, çocuğun bütün yürütücü işlev kapasitesinin kendisi değildir.

Günlük yaşamda da benzer bir ihtiyat yararlı olabilir. Gördüğümüz davranış bize bir şey anlatır; fakat o davranışın neden ortaya çıktığını anlamak için yalnızca davranışın kendisine bakmak her zaman yeterli değildir.

Çocuğa değil, gelişen sürece bakmak

Yürütücü işlevleri bilmenin asıl değeri belki de burada ortaya çıkıyor.

Bir çocuk yönergeyi tamamlamadığında yalnızca “dinlemedi”; sırasını bekleyemediğinde yalnızca “sabırsız”; plan değiştiğinde zorlandığında yalnızca “inatçı” diye düşünmek zorunda değiliz.

Bunun yerine başka sorular sorabiliriz:

Bu durumda çocuk neyi aklında tutmak zorunda? Hangi tepkiyi durdurması gerekiyor? Bir kuraldan diğerine geçmesi gerekiyor mu? Aynı anda kaç şeyi organize etmeye çalışıyor?

Bu soruların her birinin arkasında gelişmekte olan bilişsel süreçler var.

Elbette bu, her zorlayıcı davranışın nedeninin yürütücü işlevler olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, tek bir davranışı tek bir bilişsel açıklamaya indirgememek gerekiyor.

Yürütücü işlev kavramı bize daha mütevazı ama daha kullanışlı bir şey sunuyor: Gördüğümüz davranışın arkasında birden fazla gelişimsel süreç olabileceğini hatırlatıyor.

Sonuç

Çocuğun plan yapması, gerekli bilgiyi aklında tutması, ilk tepkisini gerektiğinde durdurması ve koşullar değiştiğinde davranışını yeniden düzenlemesi tek bir beceriye bağlı değil. Çalışma belleği, inhibisyon ve bilişsel esneklik gibi birbiriyle ilişkili çeşitli yürütücü süreçler bu davranışlara katkıda bulunuyor (Best & Miller, 2010; Karr ve ark., 2018).

Bu süreçlerin basit biçimleri erken çocuklukta ortaya çıkıyor; fakat gelişimleri okul öncesiyle sona ermiyor. Çocukluk ve ergenlik boyunca, farklı hızlarda değişmeye devam ediyorlar (Best ve ark., 2009; Garon ve ark., 2008; Song & Cheng, 2026).

Belki de bu nedenle yürütücü işlevleri öğrenirken akılda tutulması gereken soru “Bir çocuk bunu hangi yaşta yapmalı?“dan biraz daha geniş:

Bu davranışı gerçekleştirebilmek için çocuk hangi süreçleri aynı anda kullanıyor ve bu süreçler gelişimin neresinde?

Kaynaklar

Ahmed, S. F., Ellis, A., Ward, K. P., Chaku, N., & Davis-Kean, P. E. (2022). Working memory development from early childhood to adolescence using two nationally representative samples. Developmental Psychology, 58(10), 1962–1973. https://doi.org/10.1037/dev0001396

Best, J. R., & Miller, P. H. (2010). A developmental perspective on executive function. Child Development, 81(6), 1641–1660. https://doi.org/10.1111/j.1467-8624.2010.01499.x

Best, J. R., Miller, P. H., & Jones, L. L. (2009). Executive functions after age 5: Changes and correlates. Developmental Review, 29(3), 180–200. https://doi.org/10.1016/j.dr.2009.05.002

Fiske, A., & Holmboe, K. (2019). Neural substrates of early executive function development. Developmental Review, 52, 42–62. https://doi.org/10.1016/j.dr.2019.100866

Garon, N., Bryson, S. E., & Smith, I. M. (2008). Executive function in preschoolers: A review using an integrative framework. Psychological Bulletin, 134(1), 31–60. https://doi.org/10.1037/0033-2909.134.1.31

Karr, J. E., Areshenkoff, C. N., Rast, P., Hofer, S. M., Iverson, G. L., & Garcia-Barrera, M. A. (2018). The unity and diversity of executive functions: A systematic review and re-analysis of latent variable studies. Psychological Bulletin, 144(11), 1147–1185. https://doi.org/10.1037/bul0000160

Richardson, C., Anderson, M., Reid, C. L., & Fox, A. M. (2018). Development of inhibition and switching: A longitudinal study of the maturation of interference suppression and reversal processes during childhood. Developmental Cognitive Neuroscience, 34, 92–100. https://doi.org/10.1016/j.dcn.2018.03.002

Song, Y., & Cheng, C. (2026). The developmental trajectories of working memory updating from early childhood to adolescence: A meta-analysis. British Journal of Psychology. Advance online publication. https://doi.org/10.1111/bjop.70069

İlgili yazılar